Eski Bir Proje, Yeni Bir Kriz
Yemen Güney Geçiş Konseyi’nden Suudi Arabistan’a “Heyet Alıkoyma” Suçlaması
Merkezi Aden’de bulunan STC’nin Sözcüsü Enver el-Temimi, Xinhua haber ajansına yaptığı açıklamada, aralarında STC yetkilileri ve güneyli siyasi figürlerin de bulunduğu 50’den fazla kişinin Riyad’a varışlarının hemen ardından alıkonulduğunu ve bilinmeyen bir noktaya götürüldüğünü söyledi.
Temimi, söz konusu heyetin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunarak, alıkonulan kişilerin güvenliğinden tamamen Suudi Arabistan’ın sorumlu olduğunu vurguladı. Ayrıca, alıkonulanlarla tüm iletişimin kesildiğini, cep telefonlarının kapatıldığını ve nerede tutulduklarına dair herhangi bir bilginin bulunmadığını ifade etti.
Bu gelişme, Riyad merkezli ve Suudi Arabistan destekli Başkanlık Liderlik Konseyi’nin (PLC), STC Başkanı Aydarus ez-Zübeydi’nin konsey üyeliğini “vatana ihanet” suçlamasıyla iptal etmesi ve dosyayı yargılanmak üzere Yemen Başsavcılığına sevk etmesinin hemen ardından yaşandı. Söz konusu karar, güney Yemen’deki siyasi gerilimi daha da tırmandıran bir adım olarak değerlendiriliyor.
Suudi Arabistan’ın Arap Denizi’ne Açılma Arayışı: 1970’lerden Bugüne Uzanan Jeopolitik Bir Hedef
Bölgedeki mevcut kriz, Suudi Arabistan’ın uzun yıllardır sürdürdüğü stratejik hedeflerle de ilişkilendiriliyor. Riyad yönetiminin, 1970’li yıllardan bu yana petrol ihracatı için Arap Denizi’ne doğrudan bir çıkış sağlamayı amaçladığı biliniyor.
ABD Dışişleri Bakanlığına ait ve dönemin Suudi Dışişleri Bakanı Suud el-Faysal ile Amerikan tarafı arasında yapılan istişarelere dair belgelerde, Washington’un bu projeye ilişkin herhangi bir resmi tutum almadığı belirtiliyor. Belgelerde yer alan plana göre Suudi Arabistan, el-Mehra ile Zufar (Dhofar) arasında, Suudi egemenliği altında olacak bir koridor oluşturmayı ve bu koridor üzerinden Umman topraklarından geçerek Arap Denizi’ne ulaşacak bir petrol boru hattı inşa etmeyi hedefliyordu.
Ancak bu teklif, dönemin Umman Sultanı Kabus bin Said tarafından reddedildi. Benzer bir teklif, büyük mali teşvikler içermesine rağmen, o dönemde Güney Yemen yönetimi tarafından da kabul edilmedi.
Suudi Arabistan’ın bu hedefi, Yemen’e yönelik savaşın ardından yeniden gündeme geldi ve proje fiilen hayata geçirilmeye çalışıldı. Ancak el-Mehra halkının güçlü tepkisi ve yerel direniş nedeniyle süreç durduruldu. Bu dönemde Umman Sultanlığı’nın, projeye karşı çıkan Mehri güçlerini desteklediği ve söz konusu girişimi kendi ulusal güvenliği açısından jeopolitik bir tehdit olarak gördüğü ifade edildi.
Bölgesel gözlemcilere göre, son dönemde Suudi Arabistan’ın, Sultan Heysem bin Tarık döneminde Maskat üzerindeki baskısını artırarak bu projeye alan açmayı başardığı iddiaları, Güney Yemen’in geleceği ve bölgedeki güç dengeleri açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Comments
Post a Comment