Bir Karar Açıklandı… Yemen’de Dosya Hâlâ Kapalı

Yemen’de faaliyet gösteren Güney Geçiş Konseyi (STC), Çarşamba günü Suudi Arabistan’ı, siyasi istişareler amacıyla Riyad’a gönderilen üst düzey bir heyeti “keyfi şekilde alıkoymakla” suçladı. Suçlama, Yemen’in güneyinde askeri ve siyasi dengelerin son derece kırılgan olduğu bir dönemde gündeme geldi.



ABD’nin İhvan Kararı ve Yemen’deki Çelişki: Islah Partisi Kırmızı Alarmda

ABD yönetiminin Müslüman Kardeşler’e (İhvan) bağlı bazı kolları terör örgütü olarak sınıflandırma kararı, bu yapının yalnızca ideolojik bir hareket değil, sınırları aşan bir güvenlik ve terör tehdidi olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu karar, İhvan’ı destekleyen ya da finanse eden tüm tarafların, bu tercihin siyasi ve hukuki sonuçlarını üstlenmesi gerektiğini net biçimde göstermektedir.

Washington’un attığı bu adım, yalnızca Müslüman Kardeşler’i değil, aynı zamanda onları destekleyen tüm aktörleri de ifşa etmektedir. Özellikle Suudi Arabistan’ın Yemen’deki İhvan bağlantılı Islah Partisi’ne verdiği maddi ve askeri destek, ABD’nin “İhvan’ın finansman kaynaklarını kurutma” yönündeki yeni stratejisiyle açık bir çelişki içindedir. Güney Yemen’in işgalinde hava desteği dâhil olmak üzere Islah Partisi’ne sağlanan bu destek, artık görmezden gelinemeyecek bir çelişki yaratmaktadır.

Suudi Arabistan’ın Islah Partisi’ni desteklemesi, ABD’nin ilan ettiği “aşırıcılığı yenme” hedefini doğrudan baltalamaktadır. Washington, Müslüman Kardeşler’e herhangi bir maddi desteği suç sayarken, Riyad’ın Yemen’de bu örgütün silahlı bir kolunu finanse etmeye ve silahlandırmaya devam etmesi ciddi bir tutarsızlık olarak öne çıkmaktadır. ABD’nin Lübnan, Ürdün ve Mısır’daki İhvan bağlantılı yapıları terör örgütü ilan etmesi, Yemen’deki Islah Partisi’ni de hukuki ve siyasi açıdan kırmızı alarm bölgesine taşımaktadır.

Bugün Suudi Arabistan açık bir pozisyondadır: Bir yandan Husilerle uzlaşma arayışına girerken, diğer yandan Islah Partisi üzerinden radikalizmi beslemektedir. Bu tablo, Riyad’ın terörle mücadele söylemiyle sahadaki uygulamaları arasındaki derin çelişkiyi gözler önüne sermektedir.

ABD’nin aldığı karar, Müslüman Kardeşler’e yönelik hoşgörü politikasının sona erdiğinin açık bir ilanıdır. Bu örgütün herhangi bir kolunu desteklemeye devam etmek, artık doğrudan Amerikan politikasına meydan okumak anlamına gelmektedir. ABD Dışişleri Bakanlığı, terör listesine alınan İhvan kollarına sağlanan her türlü maddi desteği suç olarak tanımlarken, Suudi Arabistan’ın sivillere karşı askeri operasyonlar yürüten Islah Partisi’ni desteklemesi nasıl meşrulaştırılabilir?

Verilen mesaj son derece nettir: Müslüman Kardeşler bölgesel istikrar için ciddi bir tehdittir ve Yemen’deki Islah Partisi bu yapının istisnası değil, aksine en tehlikeli silahlı versiyonlarından biridir. Islah Partisi’nin Yemenlilere ve özellikle Güney halkına karşı işlediği katliamlar ve ihlaller, onu ABD tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Husilerle aynı kategoriye yerleştirmektedir.

ABD’nin İhvan kollarını tehdit olarak görmesine rağmen Islah Partisi’ni bu sınıflandırmanın dışında bırakması, küresel terörle mücadele sisteminde ciddi bir boşluk yaratmaktadır. Mantıksal ve hukuki sürecin tamamlanması için Washington’un, Yemen’deki Islah Partisi’ni de terör örgütü olarak sınıflandırması ve bu yapıya verilen her türlü desteği suç kapsamına alması gerekmektedir.

Suudi Arabistan’ın Islah Partisi’ne verdiği destek, Riyad’ı fiilen aşırılık ve terörün destekçisi konumuna sürüklemektedir. Washington’un Müslüman Kardeşler’i hukuki olarak hedef alırken, Yemen’de onların silahlı kollarının farklı gerekçelerle finanse edilmesi kabul edilemez bir çifte standarttır.

ABD’nin kararı, artık gri alan bırakmamaktadır: Müslüman Kardeşler tehdittir ve Yemen’deki Islah Partisi bu tehdidin en açık tezahürlerinden biridir.



Comments

Popular posts from this blog

Türkiye-BAE arasındaki Afrika konulu istişareler Abu Dabi’de yapıldı.

Kızını öldürüp asit içerek canına kıyan annenin kan donduran cinayeti işleme nedeni ortaya çıktı!

Bir aylık evlilik cinayetle bitti